Genelkurmay Başkanının Ses Kaydı

Genelkurmay başkanımız Org. İlker Başbuğ’un ses kaydı düşmüş müş.. Generalim, durumu özetliyor, bilgi veriyor belliki bir ekibi bilgilendiriyor. Benim merak ettiğim konu nasıl bizim Genelkurmay Başkanımızın sesini kayıt etmeye bile curet ediyorlar ? Gerçi benimkini de kaydetseler delirirdim.. Bu ses kaydıda yalama oldu hakkaten, başbakanımın tabiri ile..

Genelkurmay Başkanımız yurt dışındak iken bu ses kaydı düzenlenmiş ve bugün de yayınlanmış.. Kayıttada düzenleme mevcut heralde. Merak edenler için ses kaydının içeriğinide vereyim. Ama yazımın sonunda Genelkurmay Başkanımıza bir iletim olcak..

Şimdi değerli arkadaşlar. Adamlar hataları istismar ediyorlar. Bu önemli. Burada hata var. Hata iyi niyetli oluyor. Bilinçli oluyor. Cehaletten ileri geliyor. Hatanın çeşitli şeyleri olabilir. Ayrı bir konu ama şunu bilmemiz gerekir ki bir hata var… Ve bu hata istismar ediliyor, kullanılıyor.

Örnek, bu Ankara Seferberlik Kurulu Bölge Başkanlığındaki yaşadığımız bir olay. Evet, bunlara biz görev verdik. Ben verdim, hiç kimse de ırgalamasın, ben verdim. O görevi arkadaşlar icra ediyorlar. Uzun süredir icra ediyorlar. Yapılan ne, bu adamlar sürekli orada, yapılan ne? Nedir yapılan:

Daha görev yaptığınız bölgenin karakteristiğini bir kere tam bilmeniz lazım yani. Bölge hassas bir bölge ve bir yığın adam var orada. Benim adamımın bunu görmesi lazım, sizin görmeniz lazım, görmüyor… O zaman bu bir hatadır. Uzun süre o görevi yapıyorsunuz, izleniyorsunuz yani. Kendiniz bunu hissetmeniz lazım. Anlamanız lazım. Anlayamıyorlar. Profesyonel yeteneklerde sıkıntılar var.

Efendim işte bu Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığına gelecekler, arayacaklar. Yani ne yapacaksınız: Bir: aratmayacaksınız, aratmazsanız ne olacak? Arayabilirler mi? Girdim. Giremezsiniz desen ne yapacaklar, girebilirler mi oraya? Nah girerler… Yok böyle bir şey, giremezlerdi yani.

İki; oraya böyle giremezsiniz, bilmem ne yapamazsınız, ne olacak o ondan sonra? Silahlı Kuvvetler’in üzerinde şey gibi kalacaktı. Ne gereği var. Kuşku doğuracak… Buyur, buyur ara efendim işte yok Özel Kuvvetlerin kozmiğine girildi. Eee tabii bunun psikolojik etkisi de vardır. Gereriz, giremeyiz, girdik bilmem ne tamam doğru.

İçimizdeki çürükler yüzünden bilgi sızıyor

Olur mu? Neden olmasın? Bilgi sızmaları oluyor maalesef, efendim Silahlı Kuvvetler’de hiç bilgi sızması olmaz. Olur. Yani maalesef olur. Niye? Çünkü maalesef çürükler yüzünden, maalesef. Ama işte zarar. O zaman bu şekilde olan arkadaşlar, siz iyi tespit etmeniz lazım. Tabur Komutanlığının, sizin sorumluluğunuzda.

Bir albay çıkıyor 10 senedir efendim akaryakıt kaçakçılığının içinde, on senedir… Ya kardeşim bu adamın amiri memuru yok mu? Ya arkadaşlar, gözünüzü açın. Bakın artık alt kademeleriniz hata yaparsa elbette hukuki tarafı ayrı bir konu tabii ki ama idari kurul da var. Bunların altındaki, adam bilmem ne yaptı denilecektir. Orada hakikaten sepet gibi ortada.

İki yıldır psikolojik harekata maruzuz

Diğer önemli bir konu şu anda belki de en önemli konu. Bu da özellikle son bir iki yıldır, gördüğümüz Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yürütülen faaliyetler. TSK kuvvetlerine karşı yürütülen psikolojik harekattır. Bunu herkes anlamıyor. Herkes gibi ben de doluyum, ama belki her şeyi biraz daha bilen birisi olarak dimdik olacağız, dimdik duracağız fakat her şeyin bir zamanı var. Artı biz ne yapıyoruz tabi ki asimetrik psikolojik harekat unsurları gerçekten ayrıntılı, kapsamlı olarak biliyoruz, bu basit de değil. Ha burada benim görevim ne, her defasında çıkıp ortaya şikayet etmek, şimdilik ortaya şikayet ediyoruz. Makamlar şikayet makamları değil olayları uzaktan seyrediyoruz anlamına gelmez, tamam mı? Tabi ki her şeyin zamanı yordamı her şeyi herkes bilmez, tamam.

Orgeneralim, Genelkurmay Başkanım, sen dik dur.. Benim sabrım, senin olsun.. Sabret, istediklerini verme şerefizlerin.

Şimdi değerli arkadaşlar. Adamlar hataları istismar ediyorlar. Bu önemli. Burada hata var. Hata iyi niyetli oluyor. Bilinçli oluyor. Cehaletten ileri geliyor. Hatanın çeşitli şeyleri olabilir. Ayrı bir konu ama şunu bilmemiz gerekir ki bir hata var… Ve bu hata istismar ediliyor, kullanılıyor.

Örnek, bu Ankara Seferberlik Kurulu Bölge Başkanlığındaki yaşadığımız bir olay. Evet, bunlara biz görev verdik. Ben verdim, hiç kimse de ırgalamasın, ben verdim. O görevi arkadaşlar icra ediyorlar. Uzun süredir icra ediyorlar. Yapılan ne, bu adamlar sürekli orada, yapılan ne? Nedir yapılan:

Daha görev yaptığınız bölgenin karakteristiğini bir kere tam bilmeniz lazım yani. Bölge hassas bir bölge ve bir yığın adam var orada. Benim adamımın bunu görmesi lazım, sizin görmeniz lazım, görmüyor… O zaman bu bir hatadır. Uzun süre o görevi yapıyorsunuz, izleniyorsunuz yani. Kendiniz bunu hissetmeniz lazım. Anlamanız lazım. Anlayamıyorlar. Profesyonel yeteneklerde sıkıntılar var.

Efendim işte bu Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığına gelecekler, arayacaklar. Yani ne yapacaksınız: Bir: aratmayacaksınız, aratmazsanız ne olacak? Arayabilirler mi? Girdim. Giremezsiniz desen ne yapacaklar, girebilirler mi oraya? Nah girerler… Yok böyle bir şey, giremezlerdi yani.

İki; oraya böyle giremezsiniz, bilmem ne yapamazsınız, ne olacak o ondan sonra? Silahlı Kuvvetler’in üzerinde şey gibi kalacaktı. Ne gereği var. Kuşku doğuracak… Buyur, buyur ara efendim işte yok Özel Kuvvetlerin kozmiğine girildi. Eee tabii bunun psikolojik etkisi de vardır. Gereriz, giremeyiz, girdik bilmem ne tamam doğru.

İçimizdeki çürükler yüzünden bilgi sızıyor

Olur mu? Neden olmasın? Bilgi sızmaları oluyor maalesef, efendim Silahlı Kuvvetler’de hiç bilgi sızması olmaz. Olur. Yani maalesef olur. Niye? Çünkü maalesef çürükler yüzünden, maalesef. Ama işte zarar. O zaman bu şekilde olan arkadaşlar, siz iyi tespit etmeniz lazım. Tabur Komutanlığının, sizin sorumluluğunuzda.

Bir albay çıkıyor 10 senedir efendim akaryakıt kaçakçılığının içinde, on senedir… Ya kardeşim bu adamın amiri memuru yok mu? Ya arkadaşlar, gözünüzü açın. Bakın artık alt kademeleriniz hata yaparsa elbette hukuki tarafı ayrı bir konu tabii ki ama idari kurul da var. Bunların altındaki, adam bilmem ne yaptı denilecektir. Orada hakikaten sepet gibi ortada.

İki yıldır psikolojik harekata maruzuz

Diğer önemli bir konu şu anda belki de en önemli konu. Bu da özellikle son bir iki yıldır, gördüğümüz Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yürütülen faaliyetler. TSK kuvvetlerine karşı yürütülen psikolojik harekattır. Bunu herkes anlamıyor. Herkes gibi ben de doluyum, ama belki her şeyi biraz daha bilen birisi olarak dimdik olacağız, dimdik duracağız fakat her şeyin bir zamanı var. Artı biz ne yapıyoruz tabi ki asimetrik psikolojik harekat unsurları gerçekten ayrıntılı, kapsamlı olarak biliyoruz, bu basit de değil. Ha burada benim görevim ne, her defasında çıkıp ortaya şikayet etmek, şimdilik ortaya şikayet ediyoruz. Makamlar şikayet makamları değil olayları uzaktan seyrediyoruz anlamına gelmez, tamam mı? Tabi ki her şeyin zamanı yordamı her şeyi herkes bilmez, tamam.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir