Atatürk Arşivi

Atatürk’den Mektup

Evren Bayraktar Tarih: 20 Aralık, 2009 Saat: 1:48 Atatürk (2) Yorum

Etiket : ,

Atatürk ve Şıh’ın Hikayesi

Evren Bayraktar Tarih: 8 Aralık, 2009 Saat: 2:10 Atatürk (0) Yorum

ataturkMustafa Kemal, bir gezisinde öyle bir kişi görürki, dayanamayıp yanında ki valinin kulağına eğilerek sorar:

" Kimdir bu? "
" Efendim, kendisi Şıh'tır. Y/örede çok hatırı vardır..."
Bunun üzerine Atatürk Şıh'ı yanına çağırır....
Kaynakwh: Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu http://www.webhatti.com/showthread.php?t=31422 (Atatürk ve Şıh)
" Bak baba, imanı ölçüsü sakalın boyunda, uzunluğunda değildir. Rica etsemde, en azından Peygamber efendimizin olduğu gibi kısaltsan..."
Bunalrı söylerkende eliyle boyun hizasını gösterir.
Şıh " Emrin olur Paşam " der.

Aradan zaman geçer.Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve valiyi arayıp Şıh'ı sorar. Vali nasıl söliyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakalının boyunda en küçük bir azalma olmadığını, akisne kimselere el bile sürdürmediğini söyler.
Konuşmadan sonra Atatürk kağıdı kalemi eline alır ve yazdığının Amasya valisine tebliğ edilmesini ister.
Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Atatürk'ü görmek üzere yola çıkmış.Çok geçmedende gelir.

Sakal tamamen kesilmiş,sinek kaydı traş olunmuş,saçlar kısaltılmış.
Kılık, kıayafet baştan sona değişmiş.
Bambaşka bir görünüme bürünmüş Şıh.Atatürk'ün arkadaşlarından biri kulağına eğilerek:
" Aman Paşam bu adam sakalına el dahi sürdürmezdi, ne ettinizde kökünden kestirmesini sağladınız?"

" Kendisini Afyon Valisi tayin ettim... "

Bu görüşmenin ardından da, yeni bir yazı hazırlayıp Şıh'a verilmesini ister. Bu iletinin devamını oku

Etiket : ,

Albert Einstein’in Atatürk’den ricası

Evren Bayraktar Tarih: 19 Eylül, 2009 Saat: 2:52 Atatürk (5) Yorum

Einstein mektupZamanında Albert Einstein'ın atamıza yazmış olduğu mektup karşıma çıktı.

İnsan görünce üzülüyor. Daha Cumhuriyetimizin on yaşlarında gelen bu mektuba bakıyorsun, cumuriyetimizin 90. yaşlara merdiven dayadığı şu zamanlara.. Yazık günah yaa..

Neyse ben fazla uzatmayayım, yoksa işler karışacak yine. Buyrun mektubun türkçesi, altında da orjinali..

Albert Einstein ATATÜRK 'e Yazdığı Mektubu... (17 Eylül 1933)

Ekselansları Atatürk

OSE Dünya Birliği'nin şeref başkanı olarak, Almanya'dan 40 profesörle
doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye'de devam etmelerine
müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica
ediyorum. Sözü edilen kişiler , Almanya'da halen yürürlükte olan
yasalar nedeni ile mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş
tecrübe , bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler , yeni bir
ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat
edebilirler.
Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam
etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe
sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi , birliğimize
yapılan çok sayıda müracaat arasından seçilmişlerdir. Bu ilim adamları
, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi
birinde bir yıl boyunca hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu
etmektedirler.
Bu başvuruya destek vermek maksadıyla , hükümetinizin talebi kabul
etmesi halinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş
olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etmek cüretini buluyorum.
Ekselanslarının sadık hizmetkarı olmaktan şeref duyan

Prof. Albert Einstein Bu iletinin devamını oku

Etiket : , ,

Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesi

Evren Bayraktar Tarih: 14 Mart, 2009 Saat: 7:59 Atatürk (3) Yorum

Ülkemizin içinde bulunduğu koşullar dikkatte alındığında asla unutmadığımız ve unutmayacağımızı göstermek adına Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni yayınlamayı bir genç olarak kendime borç biliyorum.

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
20 Ekim 1927

Mustafa Kemal Atatürk

Sizde benimle aynı düşünceleri paylaşıyorsanız, insanların hatırlamasına bi şekilde yardımcı olun, PAYLAŞIN !

Teşvik için Renkli Dergi'ye teşekkür ediyorum.

Etiket : , ,

Atatürk – Güzel Bir Anı

Evren Bayraktar Tarih: 8 Şubat, 2009 Saat: 12:22 Atatürk (2) Yorum

Atatürk'ün güzel bir anısı. Keyifle duygulanarak okuyacağınıza eminim.

Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadın şöyle bir duralayıp,
- Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
Paşa gülümsedi.

- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır.Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Bu iletinin devamını oku

Etiket : , ,



EvrenCe Facebook'da.